“Mavi Yolculuk”unuzun ilk günü kiralık yatınızda sizleri bizzat biz, kaptanımız ve yat personelimizle birlikte karşılayacak, yatınızla ilgili her şeyin içinize sindiğine emin olduktan sonra, sizleri “Mavi Tur”unuzla ilgili tüm sorularınıza cevap verecek şekilde bilgilendireceğiz. Bu küçük sohbetimiz ve karşılamamız sırasında sizler için özenle hazırlanmış ikramlarımız da teknenizde sizleri bekliyor olacak.
“Mavi Yolculuk”unuza sizin için özenle hazırlanmış kiralık yatınızda Antalya’yı selamlayarak başlayacaksınız. Antalya, “Mavi Tur” yolcularının Akdeniz kıyılarındaki fetihine çok iyi bir başlangıç noktasıdır. “Türk Riviera”sı olarak da anılan bu muhteşem şehir, sokaklarında portakal ve deniz kokusunu bir araya getirip palmiyelerle onları süsleyen muhteşem bir görünüme sahip. Masmavi bir denizi ve sıcacık upuzun sahillere sahip bu kentin yalnızca doğal güzellikleri değil aynı zamanda tarihi de odak noktası olmuştur. Attolos yurdu anlamına gelen bu şehir Bergama krallığından sonra bir süre bağımsız bir kent olarak kalsa da sonraları korsanlarca ele geçirilmiş ve bugün sahip olduğu kalıntıları gerisinde bırakmıştır. Bu kalıntılardan en ünlüsü ise Kaleiçi’dir.
Bu muhteşem şehrin keyfini çıkardıktan sonra akşam saatlerinde kiralık yatınızın konforunda özenle hazırlanmış enfes bir akşam yemeğini, tüm dertlerinizi geride bırakmanızı sağlayacak kiralık yatınızın ahşap kokusunu ve denizin ninni sesini bir araya getirerek terapi etkisi yaratacak bir geceyi hizmetinize sunarız.
2. Gün: Olimpos, Adrasan
Antalya’nın sıcak sabahına gözlerinizi açacak ve sizler için özenle hazırlanmış kahvaltınızı ettikten sonra “Kiralık Gulet”iniz ve “Mavi Tur”unuz hakkında bilgilendirildikten sonra Olimpos’a doğru yola çıkacaksınız.
Olimpos Anadolu ve Ege'deki dağ zirvelerinin ortak adıdır. İsa’dan önceki dönemlerde korsanlarca ele geçirilmiş, Roma zamanında korsanların elinden kurtarılmış Likya bölgesinin en önemli kentlerinden biri olan bu topraklar, M.S. ise Venedikli korsanlar tarafından kullanılmıştır. Bu tarihiyle arkeologların, endemik bitki örtüsüyle biyologların, denizaltı zenginliğiyle dalış yapanların ilgisini çokça çeken bu kentte siz de kendinize göre bir şeyler bulacak, burada unutulmaz anılar edineceksiniz. Upuzun sahilinde ayaklarınızı ısıtacak, küçük tepelerine doğa yürüyüşleri yapacak ve muhteşem suyunda bir süreliğine kendinizi kaybedecek, omuzlarınızdaki yükü bu yeşil- mavi topraklara teslim edeceksiniz.
Olimpos’tan sonra ise durağımız muhteşem plajları, çam ağaçlarıyla bezenmiş manzarası ve serinleten rüzgarlarıyla ünlü Akdeniz’in en huzurlu sahillerinden olan Adrasan’a geçiş yapılır. Burası, doğal güzelliklerle bezeli patikaları, Adrasan Deniz Feneri ve Gelidonya Burnu’ndaki batığı ile tatilinize farklı bir boyut kazandıracaktır. Ayrıca, yine Ramses Yatçılık’ın size sağladığı fırsatlar dahilinde deniz aktivitesi ekipmanlarıyla bu koyların tadını çıkarabilir ve dalışa izin verilmiş Üçadalar kıyılarında su altı dünyasını keşfedebilirsiniz.
Kiralık yatınızın konforunda bu huzurlu günü yine güzel bir akşam yemeği ve gece istirihatinizle noktalayacağız.
3. Gün: Demre, Çayağzı ve Gökkaya Koyu
“Mavi Yolculuk”unuzun 3. Günü sizlerin daha sakin ve daha da huzurlu bir tatilde kendinizi bulabilmeniz için kaptanımız kiralık yatınızın burnunu Gökkaya Koyu’na çevirecek.
Kekova’nın güneyinde yer alan bu koyda kiralık yatınızın konaklaması için uygun bir liman vardır. Bu koy hem doğal güzellikleriyle hem de tarihiyle sizler için iyi bir dinlenme noktası olacaktır. Adaların çevresinde bulunan ve mavinin her tonunu taşıyan muhteşem denizinde sıkıntılarınızı inci sulara bıraktıktan sonra yapacağınız küçük bir tarihi yürüyüşle “Mavi Yolculuk”unuza başka bir boyut katmış olacaksınız. Likya kentine doğru yapacağınız bu küçük yürüyüşte su sarnıçlarını, antik mezarları görmek mümkündür. Birden fazla ağaç türünü bünyesinde barındıran bu yollar, nefes aldığınızı hissedecek küçük mücadeleler olarak hafızanıza kazınacaktır.
Bu koydan sonra Demre’ye, Çayağzı Plajı’na geçilir. Bu plaj ise yine tarihi kalıntılarıyla Akdeniz kıyıların şahit olduğu antik çağların bir nüansını verir sizlere. Burada Myra antik kentini gezme imkanınız olacak ve mezar, yazıt ve antik kliselerin ihtişamıyla büyüleneceksiniz. Yeteri kadar tarihe doymuş olanlar için de, masmavi suyu ve bembeyaz kumuyla sizleri bekleyen plaj, yürüyüşlerden kalan yorgunluğunuzu almaya hazır olacak.
“Mavi Tur”unuzun 4. gününe sizlere ve kiralık yatnıza yuva olmuş Gökkaya Koyu’nda gözlerinizi açacaksınız. Burada kahvaltınızı ettikten sonra kaptanımız yatınızın burnunu Üçağız Koyu’na çevirir.
Demre’nin hemen batısında bulunan ve taşlık bir ada olan bu koy, meşhur Aperlai, Simena, Theimmusa ve Istlada gibi bir çok antik kentle çevrelenmiş, depremler dolayısıyla bir kısmı batık şehir olan, bu yönleriyle ilgi çeken bir duraktır. Koyun yöre halkı oldukça sıcaktır ve burası sizlere bir çok farklı lezzetin tadına bakmanıza, bir çok sıcak insanla karşılaşmanızı sağlayan muhteşem bir diyar olacaktır sizlere.
Bu muhteşem koyun tadını çıkardıktan sonra kiralık yatınızın burnunu antik çağlarda Talendria olarak anılan, Tersane Adası’na çevireceğiz. Bu ada korunaklı koylarıyla hem yatınıza hem de size birer yuva olacaktır. Mübadeleden kalan antik rum evleri, yeşili ve mavisiyle bu koylar akıllarınıza kazınacak birer muhteşem anı olacaklar.
Akşamın ilerleyen saatlerinde koyların size sağladığı güvenli ve huzurlu bu akşamın tadını özel aşçınızın hazırladığı bir ziyafetle tamamlayacak ve anne kucağı gibi güvenli kabinlerinizde günün tatlı yorgunluğunu üzerinden atacaksınız.
“Mavi Yolculuk”unuzun 5. günü ve şimdiden Akdeniz kıyılarının hakimi gibi hisseidyorsunuz kendinizi. Tüm bu güzelliklere şahit oldunu, tarihe tanıklık eden topraklara ayak bastınız ve tüm sıkıntılarınızı unuttunuz. Bu günde size bir kez daha bu güzellikleri yaşatacak Kekova’ya gideceksiniz.
Kekova her açıdan sizlere “Mavi Tur”un unutulmazlarını yaşatacaktır. Kiralık yatınız yolcululuk sırasında ünlü Uluburun Batığının bulunduğu noktadan geçecek ve buradan Aperlai antik kentine ev sahipliği yapan Sıcak Yarımada ve Karaada ve Toprakada adıyla anılan ikiz adaların seyriyle Kekova’ya varacaktır. Kaptanınız kentin kiralık yatınıza yuva olacak koylarında demir atacaktır. Burada Apollinia antik kentinin kalıntılarına rastlama imkanı bulacak, koyların serin sularında serinleyecek, kasabanın güzelliklerine tanık olabileceksiniz.
Burada sizleri Kekova’nın tam karşısında küçük bir ada üzerine kurulmuş muhteşem antik kent Kaleköy diğer bir ismiyle Simena bekliyor olacak. Burası M.Ö. 4. yüzyıldan günümüze kadar iskân görmüş stratejik bir nokta konumunda olmuştur. Bu stratejik noktanın günümüze miras bıraktığı Simena Kalesi, kral mezarları ve daha bir çok eski yapıt, sizi antik çağlara kadar götürecek ve aklınızı başınızdan alacaktır. Ayrıca bu tarihin ayağının altına serilmiş muhteşem denizinde serinlemek, kiralık yatınızın konforunda bu huzurlu adaların ortasında dinlenmek ve güneşin keyfini çıkarmak da seçeneklerinizden olacaktır.
“Mavi Yolculuk”unuzun bu gününde kaptanımız erken saatlerinde kiralık yatınızın demirini önce Ceneviz Limanı’na sonra öğle yemeğinizi yemeniz ve dinlenmeniz için Phaselis’e atacaktır Bu kent tarihte çok önemli bir liman olmuş, Rodoslular tarafından kolonileştirilmiş ve günümüzde büyük bir yeşil araziye ve muhteşem tarihi kalıntılara ev sahibi olmuştur.
Bu antik kent mimarisi, sarnıçları, su kanalları, antik tiyatrosu gibi gelişmiş yapılarıyla sizleri dimdik ayakta karşılayacak.Burada uzun bir tarihi eser gezisine çıkma imkanı bulacak, belki de yeşilin sararmış tarih kokan taşlarını sarmaladığı bu antik kentte bir an için kendinizi geçmişte hayal edeceksiniz. Sonra biraz sahile inecek, Akdeniz’in diğer koylarına oranla daha serin olan bu yerde kısa bir yürüyüş yapacak sularında sakinliğin kollarına atılacaksınız.
İlerleyen saatlerde ise yine kendinize denizin içinde mavinin her tonunu barındıran bir köşesinde huzur bulabilir, sizin için hazırlanmış akşam yemeğinizden sonra kiralık yatınızın ahşap kokan huzurlu kabinlerinde gece istirahatinizi yapabilirsiniz.
7. günün sabahında “Mavi Yolculuk”unuzu daha farklı bir boyuta taşımak için hem şehrin canlılığını hem de doğanın güzelliklerini bir araya getiren Kemer’e çevireceğiz kiralık yatınızın burnunu. Aşçımızın sizler için hazırladığı lezzetlere doyduktan sonra buraya demir atacak, ve kentin tadını çıkarmanıza olanak vereceğiz.
Toros dağlarının eteğindeki bu cennet köşesi, sokaklarını portakal ve deniz kokusuyla harmanlayıp sizlere sunmaktadır. Tıpkı diğer Akdeniz kentleri gibi masmavi sulara ev sahipliği yapmanın dışında canlı bir kent olmasıyla da tatilinizin sakinliğine biraz hareket katmak için iyi bir dokunuş olacaktır.
“Mavi Tur”unuzun son sabahındayız. Akdeniz’in baş tacı “Türk Rivierası” Antalya’ya demir attıcağız. Mavi Yolculuğunuza başladığınız ve size bu tatilde ilk kucağınız açan Akdeniz kentine geri dönüş yapmış olacağız. Burada ilginizi çeken her şeyin tadına bakmak için bir kez daha imkanınız olacak ve sırtınızdaki tüm yüklerden şehrin neşesi ve ihtişamıyla bir araya gelen bu yerde sıyrılmış olacaksınız. Ramses Yatçılık’ın size sağladığı imkanlarla yaşadığınız bu tatil, bu şehrin güzelliği sayesinde zihinlerinizde mühürlenecek…