LÜKS YAT KİRALAMA

12.06.2019

Ne   kadardir   evlerimize   sıkıştık   gene.   Koca   bir   kis   uzun   uzunmesailer, çocuklarin okullari, projeler yetismesi gereken işlerle kaldıkbaşbaşa   da   bir   kendimizi   dinleyemedik.   Soğuktu,   yorgunluktu,dertlerdi falan hep sardı bizleri. Belli ki zamanı şimdi kaçmaninburalardan...   Uzaklara,  Akdeniz   ve   Ege   koylarına,   yeşili   maviyitatmaya, hatta lüksü yaşamaya...Sizin aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama benim aklıma lüks deyinceyeşillerin arasından kopmuş sıcak ahşap mobilyaların yeni kokusunuuzerinde   tasiyan,   parlayan,   denizin   hisirtisini   kulaginiza   ninniseklinde fisildayak kamaralarla dolu bir tekne geliyor. Yuzumde birgulumsemeyle yaziyorum suan cunku tekne demek yanlismis gibigeliyor, gemi mi desek acaba?Lüks yat kiralamanin en guzel tarafı bu bence, sorumluluğu size aitolmayan   bir   evin   konforunda   Akdeniz   ve   Ege   kıyılarınıngüzelliğinden sarhoş olarak mavi yolculuğunuzu yapmaktır. Sankikoyların vahşi doğası, denizin dalgaları size zarar veremez bu lüksyatlarda. Teknelerde vip hizmeti girla tabi. Yemeklerden tutun hergun uyandığınız kamaralarınızın mis gibi ahşap ve temizlik kokusuanne evinde hissettiriyor bizleri. Tabi tayfanin guler yuzlu eşliğiunutulmuyor hiç.O zaman size bir bir anlatayım neler yaşadik lüks yatlarımızda,hayallere dalıp gidelim, güzel rüyalar görelim diye...Şehrin   uğultusunu   arkamızda   bıraktıktan   sonra   vardık   Bodrumsahillerine. Upuzun direklerin kapladığı adeta bir tarla gorüntüsüçizen limanda ilerledik lüks yatımıza. İçimde bir heyecan tabi, çoközel hissedeceğimi biliyorum, sanki dünya benimmişçesine açacağımkollarımı   denizlere   arkamda   lüks   yatım,   meydan   okuyacağımefsanelere.Lüks   yatımıza   varınca   bizi   tatlı   mı   tatlı   kaptanımız   ve   tabi   kiprofesyonel tayfamiz karşıladı. Lüks yatın da karşılaması lükstü tabi.Güzel bir seremoniyle açtık tatilimizi. Karnızımı güzelce doyurdukve   ekibimizle   tanıştıktan   sonra   kamaralarımıza   yerleştik.   Nasılanlatırım bilemiyorum ama lüks yat diye ben buna derim işte. Jiletgibi çarşaflar, ahşap mobilyalar adeta parlıyor, ayağınızın altındakitahtalar adeta yumuşacık, spada hissettirecek bir auraya sahip duşlarıbile heyecanlandırıyor insanı. Sadece kamaralar da değil elbet, mavi
yolculuk denince aklımıza gelen ilk renkler, beyaz, mavi, kahverengisanki lüks yatınızda ihtişamlı bir şekilde harmanlanmış, kendimizi birfilm setinde hissedicek kadar özel olduğumuzu düşündürtebiliyorlüks yatlar bize.Bembeyaz yelkenlerle birlikte denizin üzerinde süzülen bir güvercingibi   açıyoruz   kanatlarımızı.   Kaptan   rotayı   çeviriyor   Bodrumsahillerine, mavi yolculuğumuz başlıyor burdan sonra... Yine anlataanlata bitiremediğim mavi sonsuzluklardan mı bahsetsem, cam gibisuyun dibinde oyunlar oynayan yunuslardan mı yoksa   Lüks yatkiralamanın   bana   verdiği   özgürlük   hissinden   mi?   Bir   dedokunduğunuz   ayağınızı   bastığınız   bu   kamaraların   aslında   doğuakdeniz kıyılarına özgü gulet yatlar olduğunu ve önceleri HalikarnasBalıkçısı  başlattığı  mavi  yolculuklarda  kullandığı  bir  kayık  tarzıolduğunu bilmek de ayrı bir gülümseme bırakıyor yüzümde. Eskidenbalıkçılar ve sünger avcıları için tasarlanmış olan bu yatlar şuan maviyolculuğun ana ögesi olan lüks yatlar haline dönüşmşler. Bu hikayelerle beraber çıkıyoruz yollara. Ege ve Akdeniz Kıyılarımavi yolculuk için biçilmiş kaftan. Demiri attığımız her kıyıda isterlüks yatımızda olsun isterse de soğuk, mavi sularda, her an lüksü vekonforu   yaşadığımız   bir   tatil   oluyor.   Kiralık   lüks   guletimizingüvertesinde   kabin   ekibinin   özenle   hazırladığı   muhteşemkahvaltımızı   ediyoruz.   Kuş   sesleri,   rüzgarın   uğultusu,   huzuruylayalnızlık hissi, neşesiyle kalabalık hissi sarıyor kalplerimizi. Bu kadarlüksün ve huzurun bir araya gelmesi zararlı değil midir sizce de?Kaybedeceğiz kendimizi ve geri dönmek istemeyeceğiz biliyorum.Ama kimin umurunda? Yavaş yavaş geliyor komşular, arkadaşlıklar,sohbetler,   kahkahalar   hemen   dolduruyor   günü...   Lüks   yatımızdaağırlıyoruz misafirleri, yine yemekler, yine eğlence...Bodrum Sahillerinde en çok bizi etkileyen yerler Orak Adası, YediAdalar, İngiliz Limanı,Sedir Adası, Çökertme Koyu, Tuzla Koyu vePabuç Burnu ve daha niceleri oluyor. Bodrum’un o çok ünlü, OrakAdası’na rotamızı çevirirken içimizdeki heyecan git gide büyüyor.Suyun dibini kaç metre öteden görebilmek bizim gibi koca, grişehirlerden gelenler için büyük şans. Sadece Orak Adası’nın denizideğil, taş evleri, mavi ve beyazı bir araya getiren sokakları ile ünlübalıkçı köyü Çökertme’ye de uğruyoruz. Burada mavi turu başka birboyuta taşıyacak bir kasaba hayatı çarpıyor gözümüze. Yine yüreklersıcacık   oluyor,   yüzler   gülümsüyor,   anamıza   babamızasarılırmışçasına yerel halkla içiçe güzel bir akşam geçiriyoruz.
Huzurlu bir şekilde sabahın ilk ışıklarıyla uyanıyoruz başka bir günede. Kaptan rotamızı buhur ağaçlarının ve enfes reçine kokusun hakimolduğu Yedi Adalar’a çeviriyor Mavi yolculuk denince akla ilk gelenşeylerden biri de dalış yapmak tabi. Şnorkelle dalış, basit serbestdalış,   olta   ve   zıpkın   ekipmanları   ile   balık   avlama   veya   süngertoplama gibi etkinlikler de lüks yat kiralamanın yanında bir hediyeolarak veriliyor. İnanılmaz güzellikteki su altı seyiri de mavi turuntuzu biberi oldu gerçekten. Yaşadığımız her an bize bu koyların kollarına atlıyormuşçasına neşeve huzur katıyor. Apollo’nun tapınağından, tarihi Kedrai Şehri’nin surve kulelerinden kalan kalıntılara kadar bir çok eseri seyre çıkıyor veburadaki yaşanmışlıklara dokunuyoruz sonraları. Akdeniz ve Egesahillerinde mavi turun yaşattığı bu his beni her zaman derindenetkilemiştir. Bir de liks yatınızla oradasınız bir düşünün...En ilgincide Kleopatra’nın efsanelere konu olmuş, görenleri büyüleyen altınrenkli kumun uçsuz bucaksız uzandığı koy. Altın kumlar üzerindealınan bir güneş banyosu kadar şımartan bir şey yok bizi o anlarda.Sonraysa,   Pabuç   Burnu.   Geliyor   o   zümrüt   renkli   sularıyla,kalplerimizi   alıp   götürüyor.  Yine   su   altı   harikalarıyla   ruhumuzuokşuyor adeta.  E bu kadar yorulduk, gezdik gördük, tabi nicelerine de şahit olduk,ama sürpriz olsun değil mi? Sonra sabahlar oluyor ve muhteşemsofralarda karnımızı doyuruyoruz yine, güler yüzlü ekip her zamankigibi   nerde   ne   zaman   nasıl   istersek   onu   yapmak   için   varlar.Konforumuz   yerinde,   karnımız   tok,   sırtımız   pek   kaptanımızadayıyoruz sırtımızı. Akşam olunca çekiyoruz evimizi bir koya, yinesofralarda   deniz   kokusu,   doğanın   getirdiği   sarhoşluk   ve   enfeslezzetlerle gecelerimizi noktalıyoruz. İçimizdeki sıkıntılar, acılar bir hafta-on günlüğüne de olsa uzaktakalıyor ve koylar bizi sarıp sarmalıyor sanki adeta bizleri koruyorkötülüklerden. Lüks yatımızın konforunda yaşadığımız birbirindengüzel deneyimlerle tatilimizin sonuna geliyoruz. Bu kadar anıyı bu kadar kısa süre zarfında biriktirmenin vermişolduğu   mutluluk   kelimelerle   ifade   edilemez.   Şehirlerin   griçukurundan bu maviliklerin zirvesine çıkmak, lüks tekne kiralamakne demek, bu konforu yaşamak ne demek her birini tatmış olduk.Tayfanın   güler   yüzlü   hizmetinin   ve   tecrübeli   kaptanımızın   bize
verdiği güven hissinin tatilimizi daha da güzel kılması söz konusuoldu. Tatilin son gününde tatlı bir hüzün çöküyor bana. Nedense evimolsun istiyorum bu lüks yat. Çok şey istiyorum biliyorum ama butatilin tadı da damağımızda kalacak ne yapalım. Mavi tur, maviyolculuk,   Akdeniz-   Ege   sahilleri,   tüm   bu   kelimeler   yüreğimisızlatacak yine koca bir kış. Yazın gelmesini bekleyeceğim. Gelse dekamaralı, yüzen o sıcak evimize dönsek, yıldızların altında uyusakdiye   zaman   kollayacağım.   Ellerinize   sağlık   Ramses  Yatching   vemuhteşem ekibi...